Diller: Türkçe, Arapça, Kürtçe

İÇİNDEKİLER

Dinimi Öğreniyorum
Hayat İbadetler Bütünüdür
Dini Sorumluluklarımızla İlgili Terimler
Temizlik İbadet İlişkisi
Abdest Alıyorum
Namazı Nasıl Anlamalıyım
Namaz Kılmayı Öğreniyorum
Camiye gidiyorum
Rabbime Dua ile Yaklaşıyorum
Oruç Tutuyorum
Zekât Vireyorum
Hac ve Kurban
Güzel Ahlak İbadet İlişkisi
Çalışmayı Seviyorum
İyilik Yapıyorum
Adaletli Davranıyorum
Sevgi, Hoşgörü, Tahammül
Saygı Duyuyorum (Değer Veriyorum)
Kitabımı Tanıyorum
Okumak İbadettir

AÇIKLAMA

Evde Karakter Eğitimi, ilköğretim yaş dönemi çocuklarını kapsayan, genellikle evlerde, okullarda, camilerde; çocukların eğitimine uygun her mekanda yürütülen aşamalı bir din ve ahlak (değerler) eğitimi çalışmasıdır. Hazırlamış olduğumuz kitaplar, çalışmalarda yer alacak çocukların yaş düzeylerine uygun bir ahlak ve karakter eğitimini hedeflemiştir.
Konu ahlak ve değerler eğitimi olunca, bilgi eğitiminden ziyade duygu eğitimi yöntem olarak tercih edilmiştir. Kitaplarımızda bilgileri düz bir yöntem ile aktarmak yerine, bilgiler hayatın içinden örneklerle verilmeye çalışılmıştır.
Çocuklarla yürüttüğümüz bu çalışmayı ahlaktan bilgiye, bilgiden hayata doğru yükselen eğitim sürecinin ilk basamağı olarak görüyoruz. Basamakları çıkarken en büyük destek ve dayanağımızın ailelerimiz olduğunu da ifade etmeliyiz.
Evde Karakter Eğitimi, çocuk merkezli ve aile odaklı bir ruha sahiptir. Çocukların kişilik gelişiminde çevrenin rolü, bugün pedagojinin verileriyle de bilinen bir gerçektir. Karakter eğitimi çocuğa ailenin de bilgisi dâhilinde sağlıklı bir akran grubu ve sosyal çevre imkânı sağlar. Çağın, arkadaş ve oyundan mahrum çocuklarına bir avuç ab-ı hayat arayışı, Evde Karakter Eğitimini oluşturan ve geliştiren önemli saiklerden biridir.
Hazırlamış olduğumuz eserlerin bu amaca katkı yapacağına inanmaktayız.

NİÇİN İBADET EDİYORUZ?

Bizi yoktan var eden ve yaşatan Allah’tır. O, vücudumuzu; gören gözler, işiten kulaklar, konuşan dil, hisseden deri gibi mükemmel organlarla donatmıştır. En önemlisi bize akıl vermiş ve bizi varlıkların içinde seçkin duruma yükseltmiştir. Yaşadığımız ortam, teneffüs ettiğimiz hava, içtiğimiz su, dünyamızı ısıtan ve aydınlatan güneş, sayamayacağımız kadar çok meyve, sebze, yediğimiz besinlerin hepsini Allah, biz kulları için yaratmıştır. Hem de alelade değil, mükemmel bir ahenk içinde yaratmıştır. Birazcık düşünürsek; Rabbimizin bizler için ne kadar çok nimetler verdiğini ve O’na ne kadar çok teşekkür etmemiz gerektiğini görürüz. Bizlere yapılan en sıradan iyiliklere karşı teşekkür etme ihtiyacı duyarken Allah’a teşekkür etmememiz düşünülemez.
İslam dini; adalet, iyilik, fedakârlık, doğruluk, fazilet gibi duyguların hayat kaynağı, insan vicdanındaki inanma ihtiyacının tam karşılığıdır.
İnsanlık tarihinde dinin olmadığı bir topluluğa rastlamak mümkün değildir. Bireysel olarak herhangi bir dine inanmayanlara rastlayabiliriz ancak dinsiz toplum yoktur. İnsanoğlu var oldukça, din de var olacaktır.
Dini hayattan uzak yaşayanlar bu manevi ve ruhi boşluklarını giderebilmek için çeşitli arayışlar içinde olurlar. Ama bir türlü aradıklarını bulamazlar.
Maddi imkânların insanların bütün ihtiyaçlarını doyurmadığı bir gerçektir. İnsan, manevi boşluğunu ilahi din ve ibadetlerle doldurmazsa tüketime yönelir. Farklı arayışlar içinde kendisini tüketir.
İslam dini, sadece Allah’a kulluk etmeyi Allah’tan başka şeylere kul olmayı yasaklar. Allah’a kul olan asla başka bir şeye kul olmaz.
Allah’ı seven insan Allah’ın rızasına uygun düşmeyecek davranışlardan uzak durur. Her zaman ve her yerde güzel davranır ve bilir ki Allah, güzel davrananları sever. Her işinde ve hareketinde dengeli ve ölçülü davranır. İbadetlerini yerine getiren ve kulluk bilinciyle hareket eden Müslüman, büyük bir kalp huzuru içinde olur, mutlu yaşar.
İbadetin geniş anlamını kavrayıp hayatımıza uygulayabilirsek Allah’ın rızasına uygun yaşamış oluruz.
Yaptığımız ibadetlerle;
Allah’a daha çok yaklaşırız.
Huzur içinde oluruz.
Kötülük yapmaktan uzak dururuz.
İnsanların halini daha iyi anlar, zor durumda olanlara yardım elini uzatırız.
Ahlakımız güzelleşir ve sorumluluk bilincimiz gelişir.
Allah’ın bizlere emanet olarak verdiği zamanı en iyi şekilde değerlendirme imkânı elde ederiz.
Allah’a ibadetin olduğu bir yerde haksızlıklar ve kötülükler yaşanmaz. Onun için hepimizin ibadetleri doğru bir şekilde öğrenmesi ve ibadeti yalnızca Allah için yapması gerekir.