“Endülüs’e, Kudüs’e, Bağdat ve Şam’a adaleti getirecek bu ümmetin çocukları olacaktır!”

Anadolu Eğitim ve Davet Gönüllüleri Platformu’nun Evde Karakter Eğitimi (EKE) Komisyonu Hizmet İçi Eğitim Çalıştayının ikincisi Kayseri İlim Hikmet Vakfı ev sahipliğinde yapıldı. Kadir Has Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılan çalıştayda “Çocuğun Ahlak Eğitimi” masaya yatırıldı. Anadolu Platformu’na bağlı Türkiye Genelinde yaklaşık 40 İlden birçok  vakıf ve dernek katıldı. Anadolu Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Aldemir’in açılış konuşmasını yaptığı ve 6 sunumun yer aldığı çalıştaya değişik kentlerden iştirak eden EKE komisyon sorumluları ve üyelerinden oluşan, 250 kişilik bir dinleyici topluluğu katıldı.

Çalıştayın açılış konuşmasını, Kayseri İlim Hikmet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Evde Karakter Eğitimi’nin koordinatörü Osman GERÇEK yaptı. Bu çalışmanın değer üretme, toplumun değişimi ve dönüşümüne katkı sağlamasını ümit ettiğini belirterek; iyi bir insanın, yüksek ahlaklı bir Müslüman şahsiyetin oluşumunun temelinin çocuk yaşlarda başladığını vurguladı.

Platformun Evde Karakter Eğitimi(EKE) komisyonunun başkanı, Yunus EREN ise; Kayseri’de havanın soğuk ama insanların sıcak karşılama ve ağırlamalarına teşekkür ederek, bu çalışmanın nitelikli ve ahlaklı insanlar yetiştirmek olduğunu vurguladı. Ayrıca bu çalışmanın hanımların ağırlıklı olarak rol aldığını ama erkeklerin de desteği ile devam ettiğini belirtti.

Anadolu Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Turgay ALDEMİR ise; “ Hayat hızlı akıyor. Modern(izm) bizleri bir şekilde dönüştürüyor. Beş vakit namaz nasıl günlük muhasebe yapmamızı gerekli kılıyor, bizi ayakta tutuyorsa aynı şekilde bu tür toplantılarda istişare için, çalışmalarımızı muhasebe etme için bir fırsattır. Bu çalışma hayatın içinde olan, tabanı olan, teşkilatı olan bir çalışmadır. Bu gün işlenecek konu çok önemlidir, ahlak konusu. Ne var ki, ahlak bu gün sadece bireyselliğe, pasifliğe, duyarsızlığa indirgenmiştir. Yeniden gençlerimizi, çocuklarımızı diriltecek olan adaletin, merhametin ve şefkatin hayat bulacağı yeni bir ahlak tasavvurudur. Bize düşen küresel vicdanın, merhametin öldüğü bu ortamda adil, merhametli nesiller inşa etmektir. İslam fıtratı üzere gelen nesiller başka şeylere dönüşüyor. Sadece bilgi değil, karaktere dönüşen, şahsiyeti inşa eden, menfaatperestlikten, bireysellikten kurtaran bir bilgi gerekiyor. Çocuklarımızı Allah tasavvuru sağlam yetiştirmek gerekiyor. Allah peygamber hayatın dışına itiliyor. Bizler bu çalışmayla kendisiyle barışık, toplumla barışık bireyler yetiştirmek; huzur ve mutluluğun topluca yaşanılacak bir olgu olduğunu göstermek istiyoruz. Endülüs’e, Kudüs’e, Bağdat ve Şam’a adaleti getirecek bu ümmetin çocukları olacaktır. Bu da tevhidi bir bakışla yetiştirilen, ufku geniş, sınırlara hapsolmamış, gerek ülkesi ve gerekse insanlık için çalışacak çocuklarla olacaktır. Tabii bunda rol oynayacak, diri bir yürek, gerçek bir coşku ve heyecan içinde çocukları sahiplenen rol model eğitimcilerle olacaktır.” ALDEMİR Nuri PAKDİL’in:  “…gel anne ol/çünkü anne/bir çocuktan bir Kudüs yapar/adam baba olunca/içinde bir Kudüs canlanır/yürü kardeşim/ ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin” dizeleriyle konuşmasını bitirdi.

Eğitimci Mesut AYDAĞ ise, “Ahlak nedir? Nasıl oluşur? Çocuklara ‘Evrensel ahlaki değerler’ nasıl kazandırılır?” konulu bir sunumda bulundu. AYDAĞ, Ahlak denilice islamın ahlakından bahsediyoruz. Üç görüş var: amoralizm, ahlaki gereksiz görür. İkincisi ahlaki rölativizm, kişiye, topluma, duruma göre değişen ahlak anlayışı. Dünyadaki sıkıntılar bu iki yaklaşımdan kaynaklanıyor. Oysa evrensel olan, kaynağını vahiyden alan ahlak anlayışı  da var. Evrensel bir ahlaki bir nitelik vermek için çocukları tanımak, onların yaşını ve yapısını bilmek gerekiyor. Evde sevgi, saygı, dürüstlük, şefkat yaşanmalı. Çocuklar bunları görmeli. Çocuklarla diyalog halinde olmalıyız” dedi.

Erciyes Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Selahaddin POLAT ise, “Her çocuk bir projedir” konulu sunumda bulundu. POLAT: “Biz insanı en mükemmel şekilde yarattık” ayeti çocuğu da içine alır. Her doğan çocuk olağanüstü potansiyellerle doğar. Bunun farkına varmak gerekir yoksa bu vebaldir. Bilinenin aksine, “Ahlak otomatik, robotik olarak davranışları yapma, taklit etme değildir. İrade ile, bilinçli bir tercihtir. Biz çocuklara bunu öğretmeliyiz.” Açıklamasında bulundu.

Gazi Üniversitesi’nden Uzman Psikolog Danışman AYŞE SARSIKOĞLU ise, “Çocuğun Ahlak Eğitiminde ‘Anne-Baba Tutumları’ ve ‘Ahlaklı Bir Çocuk Yetiştirilmesi İçin Yapılması Gerekenler’ konulu bir seminer verdi. Uzman SARSIKOĞLU: ‘ Hukuk ve din dıştan; ahlak ise içten din ve hukuktur’ teziyle başlayarak, davranış eğitimi mi? İrade eğitimi mi? ikileminde irade eğitimi önemlidir. Komşuya gidince uslu durması öğretilen değil, nerede ne yapması gerektiğini bilen çocuklar yetiştirmeliyiz. Evde eşlerin çocuğa karşı tutarlı olması da zorunludur. ‘Kavga etmek kötüdür’deyip, kavga eden bir ebeveyn tutarlı olmaz.’tespitlerinde bulundu.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi öğretim görevlisi Mehmet AKYÜZ ise, “Çocuğun Ahlak Eğitiminde Oyunun Yeri/Oyunla Ahlak Eğitim Yöntemi” konusunda sunumda bulundu. AKYÜZ, “ Oyun çocuk için her şeydir. Bu nedenle özellikle ilk kademe öğretimdeki çocukların ilgisini çekmek, onları olayın içine katmak için oyun önemlidir. Boş zamanlarında yaptıkları bir şey değildir. Oyunları izlerseniz kendinizi, ya da çocuğun sevdiği amca-dayıyı görürsünüz. Bu nedenle anne-baba, büyükler ve öğretmenler iyi model olmalıyız. Duygularını ifade etmelerine fırsat vermeliyiz. Bunun içinde çocuklarınıza, öğrencilerinize ne hissediyorsanız söyleyin.” Açıklamasında bulundu.

Pazar günü ise, Uzman eğitimci Yusuf KOÇAK “Çocuğun eğitiminde Sosyal Medya ve İletişim Araçları Faktörü” konulu sunumda bulundu. Günlük hayattan karelerle anlattığı sunumda; Çocuğun ahlaki gelişiminde iletişim araçları ve medyaya ana bir rol verme ya da çocukları bunlardan uzak tutarak koruma yerine, bu araçları nasıl kullanacağını, bağımlı olmadan nasıl sosyal gelişimine faydalı olacağını öğretmeliyiz.” Tesbitinde bulundu. Ayrıca televizyonu kaçırdık ama sosyal medyayı kaçırmayalım. İçini dolduralım, kaliteli içerikler, yapıtlar oluşturalım, tavsiyesinde bulundu.

Çalıştayın son sunumunu Konya Necmettin ERBAKAN üniversitesinden Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK yaptı. ÖZBEK: “Çocuk dünyanın süsü ve bizim imtihanımızdır. Esasında çocuk bir terimdir, kavramdır. Sadece çocuğa özgü değil, her şeyin bir çocukluk dönemi vardır.” Tespitinde bulundu.

İsimler konusuna da değinen ÖZBEK, çocuklara uzun isimler yerine güzel içerikli isimler vermeliyiz, dedi. Ayrıca bizim eğitim anlayışımız dünyaları aşar. Mezarlıkta bitmez. Bu nedenle, hesabını iyi yapan ve hesabınızı verecek çocuklar yetiştirmeliyiz, açıklamasında bulundu.

Atölye çalışmalarının sunumu komisyon üyelerince yapıldı. Çalıştaydan çıkan sonuç bildirgesi okundu. Toplu fotoğraf çekimi yapıldı.

İki günlük program, katılımcıların Şehit Furkan Doğan kabrinin ziyareti ve Erciyes gezisiyle sona erdi.